|
|||||||
Beşiktaş SK Beşiktaş ile ilgili herşey ve daha fazlası bu özel bölümde |
!!! Hemen Ücretsiz Hızlı KAYIT OL !!!
|
Stadın Adı Yok! (III. Bölüm)
Beşiktaş SK icinde Stadın Adı Yok! (III. Bölüm) konusu , MİLLİ ŞEFİN TEK ADAMLIĞINDAN, YASSIADA SANIKLIĞINA…
Stadyuma İnönü adını koyan eski vali Lütfi Kırdar , bu isim değişikliğini nasıl karşılamıştır, bilinmez. Ancak iktidar değişikliğinin ardından Demokrat Parti’ye gittikçe yakınlaştığı ve ...
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | ||
|
Moderator
![]()
kahr abi İletisi:
durum belirtilmemiş.
Üyelik tarihi: 01-02-2008
1454
Yaş: 31
Mesajlar: 2,096
Teşekkür Sayısı: 3,233
1,405 Mesajına 2,748
Teşekkür edildi
Tecrübe Puanı:
532533 79873101 Karizma Seviyesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Konuya Cevap Yazmak ve Linkleri Görmek İçin Kayıtlı Üye Olmanız Gerekmektedir... MİLLİ ŞEFİN TEK ADAMLIĞINDAN, YASSIADA SANIKLIĞINA… Stadyuma İnönü adını koyan eski vali Lütfi Kırdar, bu isim değişikliğini nasıl karşılamıştır, bilinmez. Ancak iktidar değişikliğinin ardından Demokrat Parti’ye gittikçe yakınlaştığı ve kısa bir süre sonra Türkiye Turizm Kurumu’nun başkanlığını üstlendiği bilinmektedir. İstanbul valisiyken, savaş sonrası yıllarda Amerikalılarla da sıcak ilişkiler kurmuştur. Amiral Jennings komutasında İstanbul’u ziyaret eden ABD filosunu son derece iyi ağırlamıştır. Yine birbiri peşin sıra İstanbul ziyaretleri yapan Eisenhower Vakfı üyelerine büyük kolaylıklar göstermiş, bu vakıf tarafından ABD’ye davet edilerek, incelemelerde bulunması sağlanmıştır. Türkiye Turizm Kurumu başkanlığı görevini yürütürken ABD ile ilişkilerini daha da güçlendirecektir. Kırdar, 1954 genel seçimlerinde Demokrat Parti listesinden İstanbul Milletvekili seçilir. 1957 seçimlerinde yeniden milletvekili seçilen Kırdar, bu kez Menderes hükümetinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Görevini Üstlenir. 3 yıl bakanlık görevini sürdürür. 27 Mayıs 1960’da, diğer Demokrat Partililerle aynı kaderi paylaşır, ihtilalı gerçekleştirenlerce tutuklanır. Yassıada’ da fena şekilde tartaklananlar arasındadır. 17 Şubat 1961 günü İstanbul ve Ankara üniversite olaylarıyla ilgili yargılanmak üzere Yüksek Adalet Divanı’nın önüne çıkarıldığında şu ifadeyi verir: ‘’ Kazayı kaderle huzurunuza gelmiş bulunuyorum. Olaylar sırasında tedavi maksadıyla Avrupa’ya gitmiş bulunmaktaydım. Yurda döndüğüm vakit üniversite olaylarını öğrendim. Üzüntüden ikinci kez kalp krizi geçirdim. Yaşım 71’i geçmişti. Siyasetten çekilmeye karar verdim. İstifa mektubumu 24 Mayıs günü başvekâlete sundum. Adnan Menderes bana iltifat etti. Yanından ayrılırken yerime bir başka arkadaş buluncaya kadar istifamı ifşa etmememi (açıklamamamı) söyledi. Yerime bir başka arkadaş getirilmesini beklerken 27 Mayıs inkılâbı oldu ve beni buraya yolladılar. Hâlbuki ben istifa etmiştim… Kararnamedeki olaylarla maddi ve manevi bir alakam yoktur. Buraya getirilişimi kaza ve kader cilvesi olarak görüyorum. Bütün bunları şunun için söylüyorum; huzurunuza ikinci bir defa ya gelirim ya gelmem. Zira hastayım ve doktorların tedavisiyle ayakta durabiliyorum.’’Bu sözler, Kırdar’ın son sözleri olur. ‘’Müsaade buyurursanız oturayım’’ diyen Kırdar parmaklığa tutunmak isterken yanında bulunan iskemleye çarparak yere yığılır. Mahkeme salonunda son nefesini verir. 2 gün sonra Zincirlikuyu mezarlığına defnedilirken olaylar çıkar. Otomobiliyle törenden ayrılan İstanbul valisi General Refik Tulga’yı bir grup gösterici protesto etmeye kalkışır. 18 kişi tutuklanır, 13’ü hüküm giyer. Hükümet, olaylar üzerine çok sert tedbirler alınacağını duyuran bir tebliğ yayınlar. 1887'de Kerkük'te dünyaya gelen Lütfi Kırdar, ilk ve orta öğrenimini Kerkük'te, lise öğrenimini de Bağdat'ta tamamlar. İyi derecede Arapça ve İbranice bilmektedir. İstanbul Tıp Fakültesi’ni 1913 yılında bitiren Kırdar, Necef ve Musul'da doktorluk yapar. İstiklâl Savaşı sırasında Kızılay Sağlık ve Sıhhi İmdat Ekibi Başkanı olur. Savaş sonrası İzmir Sağlık Müdürlüğüne getirilir. 10 yılı aşkın bir süre görev yaptığı İzmir’de, şehrin ileri gelen ailelerine kendini sevdirir. Onlardan aldığı destekle politik şansı açılır. Manisa valiliğine atanır. Ardından da İstanbul valisi olur.Kırdar’ın yeğenlerinden biri (kız kardeşinin oğlu) Prof. Dr. İhsan Doğramacı’dır. Bir diğer yeğeni (erkek kardeşinin çocuğu) Nemir Kırdar’dır. ABD’de Saks Fifth Avenue mağazalarının sahibidir. Boss, Tiffany gibi markaları satın alıp, şirketleri büyüttükten sonra satmasıyla ünlüdür. Bazı başbakanlarımızı ve politikacılarımızı Amerikan iş dünyasına lanse eden kişi olarak tanınır. Şu an görevde bulunan başbakanımız da bunlara dâhildir. Kardeşi Nezir Kırdar, Eisenhower Vakfı başkanlığı yapmıştır. YILAN HİKAYESİNE DÖNEN TRİBÜN İNŞAATI 1951 yılında İstanbul Şehir Meclisi, Dolmabahçe Gazhanesi’nin Eyüp Silahtarağa’daki poligona taşınmasını kararlaştırır. Ancak istimlâk bir türlü gerçekleştirilemez. Yıllar sürecek bir bekleyiş dönemine girilir. 1958 yılında, 12 bin kişi kapasiteli tribünün inşaatına yakında başlanacağı açıklanır. Yine bir bekleyiş dönemine girilir. 27 Mayıs ihtilalı olur. 10 yıllık Demokrat Parti iktidarı dönemi de tamamlanmış, ancak stadyum hala tamamlanamamıştır. Askeri yönetim Gazhaneyi taşımayı başarır. Mimar Muzaffer Bil ve mimar Tarık Gülerman tarafından inşa edilecek ek tribün yeniden projelendirilir. Ancak ilk projenin mimarları Fazıl Aysu ve Şinasi Şahingiray, Muzaffer Bil ve Tarık Gülerman’a, telif haklarına tecavüz etmiş oldukları gerekçesiyle dava açarlar. Mimarlar odası da, konuyu mesleki yönden incelemek üzere bir soruşturma başlatır. Tribün inşaatına yine başlanamamaktadır.1961 yılında taraflar arasında uzlaşma sağlanır. İnşa edilecek yeni tribün ve stadın ışıklandırılması projesi onaylanır. Temmuz ayında inşaat başlar. 28 Mart 1962 tarihinde Mithat Paşa stadyumunda ilk gece maçı Vefa – Yeşildirek takımları arasında oynanır. Işıklandırma tamamlanmıştır. Ancak tribün inşaatı bürokratik nedenlerle bir türlü tamamlanamamaktadır. İnşaat birkaç kez durdurulur. Projede değişiklikler yapılır. 1962-63 sezonunda, halkın yeni açık olarak isimlendireceği tribüne inşaat tamamlanmadan seyirci alınmaya başlanır. Bu sezon boyunca, İstanbullu futbolseverler sadece ilk iki katı tamamlanabilmiş yeni açık tribünde takımlarını desteklerler. Neredeyse çeyrek asır süren bu garip inşaat hikayesi nihayet 1963-64 futbol sezonunda son bulur. Stadyum projesi bütünüyle bitirilebilir. İnşaatı bitirilen açık tribünün adı sporseverler arasında “yeni açık” olarak söylenir. MİTHATPAŞA’DAN GERİSİN GERİYE İNÖNÜ’YE… 1972 yılına gelinmiştir. Bir zamanların Milli Şef’i İsmet İnönü 88 yaşındadır. 34 yıldır başkanlığını yürüttüğü partisinin 5. kurultayında, parti meclisi üyeleri belirlenirken, genel sekreteri Bülent Ecevit karşısında ağır bir yenilgiye uğrar. Partisinden istifa ettiğini, siyaseti bıraktığını açıklar. 14 Mayıs 1972 günü gerçekleştirilen olağanüstü kurultayla Atatürk’ün partisinin 3. genel başkanı Bülent Ecevit olur. İnönü kırgındır. Bir ara kendisine yakında görev süresi dolacak Cevdet Sunay’ın ardından Cumhurbaşkanı olmasını teklif edenler olur. Ancak meclisteki genç politikacılar bu teklifin önünü tıkarlar. Yine de 5 Nisan 1973’de Fahri Korutürk’ün Cumhurbaşkanı seçildiği oylamada paşaya da 3 oy çıkar. Aralık ayında peş peşe kalp krizleri geçiren İsmet İnönü, 25 Aralık 1973 Salı günü vefat eder. Düzenlenen devlet töreniyle, Milli Şefliği döneminde inşaatını tamamlatamadığı Anıtkabir’e defnedilir. O dönemde Süleyman Demirel başkanlığındaki Adalet Partisi’ne yakın bir yayın politikası sürdüren Tercüman gazetesinde, stadyumun isminin İnönü Stadyumu olarak değiştirilmesi yönünde yazılar yayınlanır. Zaten bir süredir bu gazetede yayınlanan birçok yazıda İsmet Paşa’ya karşı verdiği politik mücadele bahane edilerek Bülent Ecevit eleştirilmektedir. İnönü ismini yeniden gündeme taşımanın tam zamanıdır. 14 Ocak 1974 Pazartesi günü İstanbul İl Genel Meclisi toplantısında CHP’li üyeler Mithat Paşa stadyumunun isminin İnönü olarak değiştirilmesini içeren bir önerge sunarlar. 128 üyeden 88’inin kabul oyuyla teklif yasallaşır. İlgili müdürlüğe yazı yazılarak değişikliğin gerçekleştirilmesi istenir. 22 yıl 7 ay süresince Şeref Tribünü girişinde asılı duran ‘’Mithat Paşa Stadyumu’’ levhası indirilir, ‘’İnönü Stadyumu’’ levhası asılır. 1998 yılında Dolmabahçe’deki stadın ismi bir kez daha değişikliğe uğrar. Süleyman Seba başkanlığındaki Beşiktaş yönetim kurulu, stadyumun 49 yıllığına kiralanmasını öngören protokolü GSGM ile karşılıklı imzalar. Şeref tribünü kapısındaki kabartma yazı bu kez ‘’BJK İnönü Stadyumu’’ olarak değiştirilir…SONUÇ: “BJK İnönü Stadyumu”nun birkaç döneme birden ışık tuttuğunu düşündüğüm tarihçesini olabildiğince yalın, olabildiğince yorum katmadan anlatmaya çalıştım. Bu stadyumun ismi değiştirilmeli mi? Böyle bir uygulamaya gerek var mı? Stadyum ismi değiştirilirse, nasıl bir isim verilmeli? Karar sizin… Okuduklarınızın ardından bu sorulara en doğru, en sağlıklı cevapları sizler bulabilirsiniz… Bu satırların yazarının naçizane fikrini soruyorsanız; Galatasaray kulübü stadyumuna 1 numaralı kurucusu ve ilk futbolcusu Ali Sami Yen’in ismini vermiş… Fenerbahçe kulübü stadyumuna, bugün stadyumun bulunduğu arazinin kulübe mal edilişinde büyük emekleri olan eski başkanlarından Şükrü Saraçoğlu’nun ismini vermiş… Trabzonspor stadyumuna, Trabzon şehrinin spor geçmişine büyük hizmetler vermiş, stadyum inşaatı için emek harcamış, beden eğitimi öğretmeni ve BTGM il temsilcisi Trabzonlu Hüseyin Avni Aker’in ismini vermiş… Beşiktaş tarihinde benzer özelliklere sahip olanlar var mı? Nur içinde yatsınlar, elbette ki var… Beşiktaş’a hizmet ederken genç yaşlarında can verenler var… Ancak; Dolmabahçe’deki stadyumun hizmete girmesinin üzerinden 61 yıl geçmiş olmasına rağmen, bu stadyumda yapılacak bir isim değişikliği, hem de resmi sayılabilecek açıklamalarla, Beşiktaş’ın tarihine sahip çıkmak veya Beşiktaş’ı Beşiktaş yapan kişilere vefa borcunun ödenmesi amacıyla değil de, en bayağı şekliyle siyasi yağcılık yapmak, yüksek tepelerdeki birilerine şirin gözükmek amacıyla, “asla kabul edilemeyecek adlar” ortaya atılarak gündeme taşınıyorsa, tabelaları sökün, isimleri silin, bırakın stadyum “adsız” kalsın…
__________________
![]() bu senede mabetteyiz!!!!! нєяşєу кєşкє ƒiℓмℓєя∂єкi giвi σℓѕαу∂ı kral thor iletişim : [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilir. Linki Görmek ve Forumdan Yararlanmak İçin Kayıt Olun...] |
||
|
|
| Sayın kahr abi, Yandaki 2 Can Forumlu Mesajınız için Teşekkür Etti: | soncendere (24-08-2008), V.A.L.E (24-08-2008) |
| Sponsored Links |









huzurunuza ikinci bir defa ya gelirim ya gelmem. Zira hastayım ve doktorların tedavisiyle ayakta durabiliyorum.’’
Musul'da doktorluk yapar. İstiklâl Savaşı sırasında Kızılay Sağlık ve Sıhhi İmdat Ekibi Başkanı olur. Savaş sonrası İzmir Sağlık Müdürlüğüne getirilir. 10 yılı aşkın bir süre görev yaptığı İzmir’de, şehrin ileri gelen ailelerine kendini sevdirir. Onlardan aldığı destekle politik şansı açılır. Manisa valiliğine atanır. Ardından da İstanbul valisi olur.
1958 yılında, 12 bin kişi kapasiteli tribünün inşaatına yakında başlanacağı açıklanır. Yine bir bekleyiş dönemine girilir. 27 Mayıs ihtilalı olur. 10 yıllık Demokrat Parti iktidarı dönemi de tamamlanmış, ancak stadyum hala tamamlanamamıştır. Askeri yönetim Gazhaneyi taşımayı başarır. Mimar Muzaffer Bil ve mimar Tarık Gülerman tarafından inşa edilecek ek tribün yeniden projelendirilir. Ancak ilk projenin mimarları Fazıl Aysu ve Şinasi Şahingiray, Muzaffer Bil ve Tarık Gülerman’a, telif haklarına tecavüz etmiş oldukları gerekçesiyle dava açarlar. Mimarlar odası da, konuyu mesleki yönden incelemek üzere bir soruşturma başlatır. Tribün inşaatına yine başlanamamaktadır.
belirlenirken, genel sekreteri Bülent Ecevit karşısında ağır bir yenilgiye uğrar. Partisinden istifa ettiğini, siyaseti bıraktığını açıklar. 14 Mayıs 1972 günü gerçekleştirilen olağanüstü kurultayla Atatürk’ün partisinin 3. genel başkanı Bülent Ecevit olur. İnönü kırgındır. Bir ara kendisine yakında görev süresi dolacak Cevdet Sunay’ın ardından Cumhurbaşkanı olmasını teklif edenler olur. Ancak meclisteki genç politikacılar bu teklifin önünü tıkarlar. Yine de 5 Nisan 1973’de Fahri Korutürk’ün Cumhurbaşkanı seçildiği oylamada paşaya da 3 oy çıkar.
Aralık ayında peş peşe kalp krizleri geçiren İsmet İnönü, 25 Aralık 1973 Salı günü vefat eder. Düzenlenen devlet töreniyle, Milli Şefliği döneminde inşaatını tamamlatamadığı Anıtkabir’e defnedilir. O dönemde Süleyman Demirel başkanlığındaki Adalet Partisi’ne yakın bir yayın politikası sürdüren Tercüman gazetesinde, stadyumun isminin İnönü Stadyumu olarak değiştirilmesi yönünde yazılar yayınlanır. Zaten bir süredir bu gazetede yayınlanan birçok yazıda İsmet Paşa’ya karşı verdiği politik mücadele bahane edilerek Bülent Ecevit eleştirilmektedir. İnönü ismini yeniden gündeme taşımanın tam zamanıdır.
1998 yılında Dolmabahçe’deki stadın ismi bir kez daha değişikliğe uğrar. Süleyman Seba başkanlığındaki Beşiktaş yönetim kurulu, stadyumun 49 yıllığına kiralanmasını öngören protokolü GSGM ile karşılıklı imzalar. Şeref tribünü kapısındaki kabartma yazı bu kez ‘’BJK İnönü Stadyumu’’ olarak değiştirilir…







Normal
Yabancı Dizi Arşivi