Asit Yağmurları ve Kükürt Döngüsü - WwW.CaNFRM.CoM || Nete Hayat Veren Tek Forum
WwW.CaNFRM.CoM || Nete Hayat Veren Tek Forum
Reklam Vermek İçin reklam@canfrm.com
Geri git   WwW.CaNFRM.CoM || Nete Hayat Veren Tek Forum
> ..:: CaNFoRuM EĞİTİM VE ÖĞRETİM ::.. > Lise Bilgi Bankası & Ödev Arş > Coğrafya

-
!!! Hemen Ücretsiz Hızlı KAYIT OL !!!
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN ! Sadece 30 sn de üye olabilirsiniz !!

Kullanıcı Adı : Şifre : Şifre Doğrulama : E-Mail: E-Mail Doğrulama :
Doğum Tarihi :      
Grafik Doğrulaması
  Forum Kurallarını Okudum !!! Forum Kuralları !!! 

Asit Yağmurları ve Kükürt Döngüsü

Coğrafya icinde Asit Yağmurları ve Kükürt Döngüsü konusu , KONU : ASİT YAĞMURLARI. BÖLÜM - 1 KÜKÜRT DÖNGÜSÜ VE BOZULMASI İLE OLUŞAN SORUNLAR Kükürt yaşam için gerekli kimyasal maddelerden biridir. Tüm canlılarda bulunan bazı amino asitlerin yapısında bulunur. Taşkürede ...



Konu Bilgileri
Konu Basligi
Asit Yağmurları ve Kükürt Döngüsü
Görüntüleyenler
 
Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-02-2008, 12:37   #1
EBEDİ CANLI

OzGeCaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
OzGeCaN İletisi:
durum belirtilmemiş.
Üyelik tarihi: 28-11-2007
Üye No:
231
Mesajlar: 3,719
Teşekkür Sayısı: 2,214
1,272 Mesajına 2,528
Teşekkür edildi
Tecrübe Puanı:
519519
Karizma Puanı :
77916605
Karizma Seviyesi:
OzGeCaN has a reputation beyond reputeOzGeCaN has a reputation beyond reputeOzGeCaN has a reputation beyond reputeOzGeCaN has a reputation beyond reputeOzGeCaN has a reputation beyond reputeOzGeCaN has a reputation beyond reputeOzGeCaN has a reputation beyond reputeOzGeCaN has a reputation beyond reputeOzGeCaN has a reputation beyond reputeOzGeCaN has a reputation beyond reputeOzGeCaN has a reputation beyond repute
Standart Asit Yağmurları ve Kükürt Döngüsü

Konuya Cevap Yazmak ve Linkleri Görmek İçin Kayıtlı Üye Olmanız Gerekmektedir...


KONU : ASİT YAĞMURLARI.

BÖLÜM - 1
KÜKÜRT DÖNGÜSÜ VE BOZULMASI İLE OLUŞAN SORUNLAR

Kükürt yaşam için gerekli kimyasal maddelerden biridir. Tüm canlılarda bulunan bazı amino asitlerin yapısında bulunur. Taşkürede bol miktarda bulunduğundan genellikle sınırlayıcı maddelerden biri sayılamaz. Bu nedenle önemi daha çok hava kirliliği açısındandır.
Kükürdün başlıca doğal kaynakları yanardağlar ve bataklıklardan çıkan hidrojen sülfit gazı (H2S) ve kayalardaki demir sülfit (FeS) gibi kükürtlü bileşiklerdir. Bu bileşikler jeolojik aşınma sonucu taşkürenin yüzeyine çıkarlar : denizlerde sedimanter kayaların oluşması ile taşküreye geri dönerler. Taşkürenin yüzeyine çıkan kükürtlü bileşiklerdeki kükürt, havadaki oksijenle reaksiyona girerek kükürt dioksit (SO2), kükürt trioksit (SO3) ve sonunda su buharı ile temas edince sülfirik asit (H2SO4) şeklini alır. Havadaki kükürt genellikle bu biçimiyle, yani sülfirik asit olarak yağmurlarla toprağa döner ve çevrime girer. (Şekil –1 Kükürt Döngüsü)

Karadeniz’in dip suları ve Haliç’in bazı yerlerinde olduğu gibi, oksijensiz sistemlerde organik maddelerin ayrışmasından hidrojen sülfit (H2S) gazı oluşur. Tipik çürük yumurta kokusu veren madde işte bu gazdır. Oksijensiz sistemlerde kükürt, iki grup bakteri arasında değişik kimyasal şekillerde alınıp verilmektedir. Bazı çeşitleri (sülfür bakterileri), SO4 içeren (sülfatlı) maddelerdeki oksijeni kullanarak, hidrojen sülfüre dönüştürürler. Değişik çeşit bazı bakteriler de, H2S gazını enerji kaynağı olarak kullanırlar. Bu bakteriler kemosentetik bakteriler olarak adlandırılır.
Son iki yüzyılda gerçekleşen sanayileşmenin kükürt dengesi büyük etkileri olmuştur. Fosil yakıt kullanımı ve madencilik atmosferdeki H2SO4 miktarını çok artırmıştır. Dolayısıyla kükürt, hava kirliliğine neden olan başlıca maddelerden biri haline gelmiştir. Bazı şehirlerde insan sağlığını, bazı ülkelerde de asit yağmuru denilen bir olay sonucu göl ve kara ekosistemlerini etkilemeye başlamıştır.


BÖLÜM – 2

ASİT YAĞMURU SORUNU



Kükürt döngüsünün bozulması, bir yandan hava kirliliği gibi yerel sorunlar yaratırken, diğer yandan bazı bölgelerde asit yağmuru gibi uluslararası sorunlara da neden olmaktadır. Yağmur suyu, normal olarak hafifçe asitlidir. Bunun nedeni havada doğal olarak bulunan CO2 ve gene doğal olarak az miktarda bulunan kükürt ve nitrojen oksitlerin su ile reaksiyona girmesinden oluşan asitlerdir. Ortama çok miktarda kükürt dioksitin eklendiği bölgelerde yağmur suyundaki asit oranı da artmakta, yer yer keskin bir sirke kadar asitli yağmurlar yağmaktadır. İlk kez Kuzeybatı Avrupa’da ortaya çıkan ve etkileri bilimsel olarak saptanan asit yağmuru, 1972 Birinci Uluslararası Dünya Çevre Kongresi’nde İsveçliler tarafından gündeme getirilmiştir.
İsveç ve Norveçliler asit yağmurunun iç suları etkilediğini, yüzlerce, hatta binlerce göl ve nehirin doğal dengesinin bozulduğu ; bu göllerin giderek canlıların barınamayacağı ölü sular haline dönüştüğünü kanıtlamışlardır. Daha sonra Kanada ve İskandinavya’ya yapılan araştırmalar, iç sulardan başka, karasal ekosistemlerin bitki örtülerinin de zarar gördüğünü ; yağmurdaki asidin fotosentezi etkiledikten başka, topraktaki besleyici tuzların akıp gitmesine neden olduğunu göstermiştir. (Whelpdale, 1983) .
1980’li yıllara girerken, dünyanın en fazla sanayileşmiş bölgeleri olan Kuzeybatı Avrupa ile Kuzeydoğu Amerika’da yağmur suyunun ortalama pH değeri 4’e inmişti. Suyun nötral pH değerinin 7, yağmur suyunun da pH değerinin 6 olduğu düşünülürse ; pH 4 değeri, normal suyun yüz katı kadar asitli anlamına gelir. Çünkü pH ölçümünde birimler logaritmik ölçeğe göre ayarlanmıştır. Örneğin, pH 5 değeri, pH 6’ya oranla on kat fazla asitli bir ortamı gösterir. Hemen hemen tüm Avrupa, Japonya ve Kuzey Amerika’nın doğu yarısı pH 4 ile 5 değerinde yağmurlar almaktadır. Türkiye ise pH 5,5 değerinde asit yağmuru alan kuşak içinde yer almaktadır. (Whelpdale, 1983).
Sayfa 4’de Şekil-2‘de Kuzeybatı Avrupa’ya düşen yağmurdaki asit oranının yıllara göre artışı gösterilmektedir. 1956’dan bu yana, asit yağmuru en fazla pH 4 ila 5 değerlerinde, etkilenen bölge miktarı da nispeten azken; 1961’den sonra asitlik derecesi ilk kez pH 4’ün altına düşmüş, etkilenen bölge alanı da genişlemiştir.
Asit yağmurunun uluslararası bir sorun olarak ortaya çıkmasının başlıca nedenlerinden biri, 1960’lı yıllarda şehirlerin havasını SO2’den arıtmak için yüksek baca yapımı uygulamasının yaygınlaşmasıdır. İçinde önemli miktarda kükürtlü maddelerin bulunduğu nikel ve bakır cevherleri işleyen fabrikalar, petrol ve kömür yakan termik santraller, daha önceleri yerel çevre sağlığını etkilemekteydiler. Bölgesel zararları etkileri azaltmak için teknik bir çözüm olarak, bu kuruluşlara yüksek bacalar takılmıştır. Bazıları 300 metreyi bulan bu bacalar, yerleşim merkezlerini SO2’den korumuş, ancak bu kez de atmosfere yayılan SO2 geniş bölgeler üstüne asit olarak yağmaya başlamıştır.
Çevre bilimlerinin temel konularından biri Birinci Termodinamik Kanunu’dur. Enerji ve Maddenin Sakınımı olarak da bilinen bu kanuna göre, enerji ve maddeler hiçbir yolla yok olmaz. Seyreltilip dağıtılması için atmosfere atılan SO2, ergeç ekosferin başka bir yerinde ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla, kaynakları belli SO2’in yarattığı ve çevre sağlığı sorunu, yüksek bacaların yapımı sonucu kaynağı belli olmayan bir uluslararası asit yağmuru sorununa dönüşmüştür.



BÖLÜM – 3

ASİT YAĞMURU SORUNUN ULUSLARARASI
VE EKONOMİK BOYUTLARI

İsveçliler 1972’de asit yağmuru sorununu Stokholm Konferansı’nda uluslararası platforma getirirken, bu sorunun uluslararası boyutlarının bilincindeydiler. İskandinavya’ya yağan asidin büyük kısmı Kuzey İngiltere ve Kuzey Almanya’dan kaynaklanıyor ; rüzgarlar ile İskandinav yarımadasına taşınıyordu. Dolayısıyla, bu sorunun çözümü İsveç ve Norveçlilerin elinde değildi. Aynı şekilde, 1978’den başlayarak, Kanada da topraklarına yağan ABD kaynaklı asit yağmurunu önlemek için ABD’ye baskı yapmağa çalışmış ; ancak etkili olamamıştır.
Ekonomik açıdan sorun, zararı kimin ödeyeceği konusunda ortaya çıkmıştır. Kanada’ya yağan asidin büyük bir kısmını üreten ABD termik santrallerini işleten kuruluşlar, kendileri bu asitten zarar görmüyorlardı. Oysa, Kanada’da göl balıkçılık sanayii, turizm işletmeleri, ormancılık sektörü büyük ölçüde zarar görüyor ; fakat yabancı bir ülkede, ABD’de olan kuruluşlara bir şey yapamıyorlardı. Kanada doğa koruma kanunları ABD’de geçerli olmadığına göre ; ABD makamlarının önlem almalarını beklemekten başka çareleri kalmıyordu. Oysa, ABD makamlarının atmosfere verilen SO2 miktarını kısıtlamak için önlem almaları ; hatta yalnızca yürürlükteki kanunları tam olarak uygulamaları halinde, ABD termik enerji sanayinin masrafları çok artacaktı. Çünkü SO2 atıklarını önlemek için kullanılan teknoloji çok pahalıydı. Dolayısıyla, ABD makamları ülke ekonomilerini etkileyecek pahalı önlemleri almaktan kaçınmakta ; böylece ABD’nin atmosfere attığı kükürt oksitlerin çevreye verdiği zarardan doğan masrafları yabancı bir ülke olan Kanada’ya ödetmekteydiler.
Aynı şekilde Almanya da, İsveç’e yararlı olacak SO2 önlemlerini almamakta direniyordu. Ancak, 1980’den sonra, Almanya’nın çevreye eklediği SO2 gazının gene Almanya’nın ormanlarını olumsuz şekilde etkilediği kesinleştikten sonra Almanya önlemler almaya başladı.
Asit yağmuru öyküsünde önemli çevre etkenlerinden biri elbette ki rüzgar yönüdür. Diğer önemli bir husus da bölgenin jeolojik koşullarıdır. İskandinavya ve Kuzeydoğu Kanada’nın jeolojik yapısında kalkerli kayalar yani kireçtaşı çok azdır. Dolayısıyla, göllerde asidi nötralize ederek zararsız hale getirebilecek kireç (sudaki CaCO3 ve türevleri) çok kısıtlıdır. Oysa, ABD ve Almanya’daki sularda kireç miktarı yüksek olduğu için, bu ülkelerin iç suları komşularında olduğu kadar etkilenmemektedir.
Avrupa’dan gelen asit yağmuru Türkiye’de Trakya ve Karadeniz bölgelerini etkilemektedir (Çakır, 1988). Ancak, D. Karadeniz hariç, çoğu bölgelerimizin kireçli olması nedeniyle asit, nötralize olmaktadır. Nitekim, Rodhe’nin (1989) hazırladığı asit yağışı dünya haritasına göre, Türkiye problem bölgeler arasında değildir. Ancak, Türkiye’de de yer yer asit yağmurunun etkilerine, örneğin Ergani bakır madenlerinin yöresindeki çıplak arazide rastlanmaktadır. Yine asit yağmurunun bitki örtüsüne verdiği büyük zarararın yurdumuzdaki örnekleri, Murgul (Göktaş) Bakır Fabrikası, Samsun ve Gelemen’de Bakır İzabe ve Azot Gübresi Fabrikaları çevrelerinde sergilenmektedir (Çepel, 1983). Bu nedenle, Gökova Termik Santralı gibi büyük ve yeni SO2 kaynaklarının etkileri izlenmeli ; bu gazların doğal çevre ve tarıma verebileceği zarar ülke ekonomisi içinde değerlendirilmelidir.
Çevre ekonomistleri dış ekonomi ya da dışsal ekonomi deyimini, bir kişi veya bir kuruluşun başka bir kişi veya kuruluşun faaliyetlerini etkilemesi anlamında kullanırlar. Bu durumda yarar sağlayan taraf, bunun maddi karşılığını piyasa ekonomisi içinde ödememekte, zararı ödeyen taraf ise bu zararın maddi karşılığını gene piyasa ekonomisi içinde alamamaktadır (Mishan, 1967). ABD kökenli asit yağmuru, Kanada için dışsal ekonomidir. Çünkü asidi üreten ABD kuruluşları, SO2 denetimi için harcama yapmadıklarından, ürettikleri enerjiyi aslında çok ucuza mal etmektedirler. Buna karşılık Kanadalı balıkçılar ve ormancılar gördükleri zararın karşılığını asit üreten kuruluşlardan alama-maktadırlar. Bu analiz ulusal ekonomi içinde geçerlidir. Örneğin, bir termik santral da yakıt olarak kullanılan linyitten çıkan zehirli gazlar yöre tarımcılığını ve turizmini olumsuz biçimde etkiliyorsa ve zarar gören kişi ve kuruluşların zararları karşılanmıyorsa, aslında bu elektrik gerçek maliyetinin altında bir fiyata satılmaktadır. Çünkü, santraldan çıkan kirliliğin dış ekonomisi, yöre halkına sosyal maliyet olarak ödetilmektedir. Örneğin, Samsun ve Gelemen’deki fabrikalardan kaynaklanan asitli yağışların yöredeki tütünlere verdiği zarar için her yıl 100 milyon TL’den fazla tazminat ödenmektedir (Çepel, 1983). Bu örnekte tütün çiftçisinin zararı bir sosyal maliyettir. Ödenen tazminat parasını tazmin edilmeyen diğer zararlarla birlikte fabrikalarda üretilen ürünlerin maliyeti içinde düşünmek gerekir.
Çevre ekonomistleri sosyal maliyet konusunda dışsalları içselleştirmek yaklaşımını önermektedirler. Bu durumda, yukarıda verilen santral örneğinde, santralın işleyişiyle çevrede yarattığı zarar ya tazmin edilir, ya da santral zarar yapmayacak şekilde inşa edilir. Her iki durumda da bu önlemlerin bedeli üretilen elektriğin fiyatına yansıtılmış olur. Bu durumda yarar da, zarar da piyasa ekonomisi içine alınmış olur. Gerçekte gerek ulusal, gerek uluslararası kirlilik konularında dışsalların içselleştirilmesi çok zordur. Örneğin, İsveçlilerin göllerini kurtarmak için gerekli önlemleri, yağışlardaki aside neden olan SO2’i üreten komşularına aldırtmayı henüz başaramamışlardır.
__________________

OzGeCaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır View OzGeCaN's Photo Album   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Yeni Konu aç Cevapla
Tags: , , ,


Bookmarks

Tags
asit, dngs, döngüsü, kkrt, kükürt, ve, yamurlar, yağmurları


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Şu Anki Saat: 02:56

eXTReMe Tracker
TOPlist
CaNFRM Sitemap
Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Release Candidate 1
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

These are the 100 most searched terms
Search Cloud
1715 seri cs 19. yüzyılda osmanlı devletinde ekonomik ve askeri alan ile eğitim alanındaki yenilikler 19.yüzyılda osmanlı devletinde ekonomik ve askeri alan ile eğitim alanındaki yenilikler adam brody resimleri almanca günler am resimleri atasözü nedir atatürk ün kadınlar hakkında söylediği sözler atatürk ün kadınlara söylediği sözler atatürk'ün kadınlar hakkında söylediği sözler atatürk'ün kadınlar ile ilgili söylediği sözler atatürk'ün kadınlara söylediği sözler atatürkün kadınlar hakkında söylediği sözler atatürkün kadınlar ile ilgili söylediği sözler atatürkün kadınlar için söylediği sözler atatürkün kadınlara söyledigi sözler atatürkün kadınlara söylediği sözler atatürkün kadınlarla ilgili söylediği sözler basit makine nedir basit makineler nelerdir bayan hırka modelleri bayram kredisi veren bankalar bebek yelekleri bindallı modelleri bolero örnekleri cahit arfın hayatı can forum canforum canfrm canfrm.com cinayet resimleri dizi frm duygusal ergen ebru gündeş2008 emo etekleri en güzel am en güzel am resimleri en güzel amcık resimleri en güzel amcıklar en güzel amlar geleneklerimiz ve göreneklerimiz güzel am güzel am resimleri güzel amcıklar güzel amlar hareketli smile istiklal marşının yazılışı kurdele nakışı nasıl yapılır küçük am resimleri küçük amlar matematikle ilgili karikatürler medal bugu melekler ve görevleri multi ko oya örnekleri pisagor bağıntısı porno galeri progmatic rüya sözlüğü samsung e250 temaları samsung tema seks tv seks tvi selena özdemir asaf seni bulmaktan önce aramak isterim şiiri süper aşk resimleri tesettür kıyafetleri www.canfrm.com xenon v900b özdemir asaf sana yeniden başlamak isterim özdemir asaf selena özdemir asaf seni bulmaktan önce özdemir asaf seni bulmaktan önce aramak isterim özdemir asaf seni bulmaktan önce aramak isterim şiiri öğretmen resimleri ... powered by Simple Search Cloud
!! Kullanici@CaNFRM.NET Uzantili Mail Adresini Alin !!

Dikkat-Bilgilendirme
Sitemiz bir forum sitesi oldugu için kullanicilar her türlü görüslerini önceden onay olmadan aninda siteye yazabilmektedir,
bu yazilardan dolayi dogabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanicilara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykiri unsurlar bulursaniz sikayet@canfrm.com email adresine bildirebilirsiniz, sikayetiniz incelendikten sonra en kisa sürede gereken yapilacaktir.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@canfrm.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578